
Web sitesi yapmayı yeni yeni öğrenmeye çalıştığımız o günlerde, sevgili arkadaşım Koray KONUK ile birlikte geceleri ekran başında (CRT monitör) sabahlarken, birbirimize sık sık aynı soruyu sorardık:
“Mambo mu? Joomla mı?”
Her iki CMS’de (İçerik Yönetim Sistemi) o dönemde açık kaynak dünyasının parlayan yıldızlarıydı. Ama hangisi daha çok büyüyecekti? Hangisi daha fazla destek görecekti? Bunu kestirmek zordu. Hangisine daha çok güvenmeliydik, hep kararsız kalırdık. Adana'da web tasarım firmasının temelleri bu yıllarda atılıyordu.
Sadece kendimiz için değil, bize güvenen insanlar için de doğru teknolojileri seçme çabasındaydık.
İçerik
Evet bağlanmak bir seremoni gibiydi. 56k modem telefon hattını meşgul eder, o eşsiz “çevirmeli modem sesi” odanın her yerine yayılırdı. O ses duyulduğunda herkes bir anda susar, telefonun açılmaması için adeta dua ederdi. Çünkü telefon kaldırılırsa, bağlantı kesilir ve yeniden başlaması uzun sürerdi.
FTP ile dosya atmak ise ayrı bir sabır işiydi. Bir görseli yüklemek dakikalar alırdı. Başında beklemektense bir kahve alınırdı. Sayfa yenilenirken ilerleme çubuğunu izlemek, modern çağın “yükleniyor” animasyonlarına göre çok daha heyecanlıydı bu animasyonun adı olsa olsa "ha gayret" olurdu.
Geçmiş: Bağlantı kurulduğunda, sayfa yavaş yavaş ekrana yüklenir, parça parça görüntü gelirdi. Sürpriz bir açılış. İlk defa bir web sitesinin açıldığını görmek, küçük bir zafer hissi veriyordu. İnternet hızının kısıtlı olduğu o dönemlerde, her byte çok kıymetliydi. Tabi faturaları da unutmamak lazım. Bir virüs hatırlıyorum. Bağlantıyı sizden habersiz kurar size zorla kendi istediği siteleri gösterirdi. Ay sonunda fatura geldiğinde virüs bulaştığını anlayabiliyordunuz.
Günümüz: Fiber internet hızları ve kablosuz bağlantılar sayesinde sayfalar saniyeler içinde yükleniyor. CDN’ler (İçerik Dağıtım Ağları) ve modern optimizasyon teknikleriyle görseller ve videolar hızlıca gösteriliyor; “lazy loading” sayesinde kullanıcılar ihtiyaç duydukça içerik yükleniyor.
Her dakika, 500 saatlik video YouTube'a yükleniyor. Bu, 1 günde 720.000 saat (82 yıl) video demek. Yani sadece 1 günde yüklenen videoları izlemek isteseniz, ömrünüz yetmez.
Merak edenler için 56k modem bağlantı sesi.
Kullanmak yada kullanmamak! işte bütün mesele bu. Bir yandan HTML ve CSS öğreniyor, siteleri sıfırdan yazıyorduk. PHP gizemli bir şekilde yanı başımızdaydı. ASP ise biraz korkutucu ama bir o kadar da merak uyandırıcıydı.
Açık kaynak sistemler bizi cezbediyordu. Mambo, görsel olarak yönetilebilir bir yapı sunuyordu. Mambo ekibinden ayrılanlar Joomla yapmışlardı.Hızla öne çıkmaya başlamıştı. Sürekli ikilemde kalırdık.
Geçmiş:
Web sayfalarını HTML 4 ile yazardık, CSS sayfanın süsü gibiydi ama asıl düzeni table ile yapardık. style.css içine yazı rengi değiştirince kendimizi harika hissederdik.
Günümüz:
HTML5 ve CSS3 standart. Sayfa düzenleri artık flex ve grid ile yapılıyor. Mobil uyum, animasyon, karanlık mod derken tasarım artık kodla değil, sistemle yönetiliyor.
İlginizi çekebilir: https://karmadijital.com/egitim/
Bir firmaya “Size web sitesi yapalım” dediğimizde genellikle şu cümleyle karşılaşırdık:
“Ben ne yapacağım web sitesini? Zaten bilgisayara bile girmem.” Birde şey vardı: "Bilgisayar hep açık mı olacak?"
Dijitalleşme henüz emekleme aşamasındaydı. Bazense fiyatımız hemen kabul edilir, keyifle işe koyuluyor, Adana'da web sitesi yapmaya başlıyorduk.

Yaptığımız sitelerde genellikle şu sayfalar olurdu:
Koray ile tarzlarımız farklıydı. Ben her zaman minimal tasarımları tercih ederdim. Koray ise sürekli kurcalar, “Dur bakalım bu eklenti nasıl çalışıyor” kurup denerdi.
Geçmiş:
Biz daha yeni öğreniyorduk, müşterilerimiz ise henüz hiç bilmiyordu. Herkese faydalı olacak bu teknolojileri, doğru ve dürüst bir şekilde anlatmak için çabalıyorduk.
Günümüz:
Yapay zekâyla “Sevgilimden ayrılsam mı?” diye tartışıyor, ona tez yazdırıyor, borsa için öneri alıyoruz. Üstelik sadece sormuyor, uyguluyoruz da! Tabiki yapay zeka kod yazabiliyor.
Eklenti Nedir: Açık kaynak yazılımlar genelde ücretsiz olurdu. Ancak geliştiriciler, bu sistemler için ekstra özellikler (eklenti/plugin) geliştirip satışa sunarlar. Her CMS’in bir mağazası var, ihtiyacına göre oradan eklenti alarak sitelerinizi geliştirebilirsiniz.
2005'te sadece 65 milyon web sitesi varken, bugünlerde bu sayı 1.8 milyarı aştı. Dünyada her 3 saniyede 1 yeni web sitesi açılıyor.
Bugün internet stok görsellerle dolup taşsa da, o zamanlar kaliteli ve ücretsiz görsel bulmak neredeyse imkânsızdı.
“Google’dan buldum” kültürü vardı. Google Görseller 2001’de açılmıştı ama 2007’den sonra "Bu görselin lisansı olabilir" uyarıları görünmeye başladı.
Bu yüzden çoğu zaman dijital fotoğraf makinesiyle müşterinin ürünlerini kendimiz çeker, sonra Photoshop’ta düzenler, web’e uygun hâle getirirdik. Google’dan tam istediğimiz görseli bulmak ise çoğu zaman mümkün olmazdı.

Geçmiş:
O dönem Photoshop CS (8.0) ve sonra CS2 (9.0) ile harikalar yaratmaya çalışırdık. Koray'ın favorisi CorelDRAW'dı (Galiba o zamanlar 11 sürümünü kullanıyordu). Söylemeden edemem, broşür tasarımlarımızda herşeye gölge koyardık. Herşeye...
Günümüz:
Birkaç site paylaşmak isterim. Sevgi sırasıyla dizdim. Ayrıca yapay zekaya tarif ediyoruz, o da bizim için resmediyor. Ve evet, yakın gözlüğü kullanıyoruz, yani Koray kullanıyor. Dkotor bnaada vredi ama ben isetmdiem, ne greke vasra..
O günlerde verdiğimiz küçük kararlar, bugün milyonlarca liralık web projelerine dönüşen süreçlerin ilk adımlarıydı. Birçok müşterimizle birlikte başarılı işler yaparak iyi kazançlar elde ettik ve etmeye de devam ediyoruz.
Karma Dijital olarak yalnızca Adana'da e-ticaret ve web sitesi tasarımı yapmıyoruz; aynı zamanda Hollanda, İngiltere, Almanya ve Amerika'daki müşterilerimize hem web tasarım hizmeti hem de uzak bağlantıyla profesyonel çözümler sunuyoruz.
Joomla, kökenini aldığı Mambo’dan doğarak zamanla onu geride bırakmayı başardı. Web teknolojileri ne kadar evrilse de HTML bilgisi, halen en temel ve en değerli yetkinliklerden biri olmayı sürdürüyor. Bunun yanı sıra CSS, JavaScript, TypeScript, PHP, Python gibi diller de modern web projelerinin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.
Günümüzde Blazor, React, Vue.js, Next.js, Angular ve Node.js gibi modern teknolojiler, web geliştirmenin sınırlarını önemli ölçüde genişletiyor. Bu araçları etkin şekilde kullanabilen geliştiriciler, performans, kullanıcı deneyimi ve ölçeklenebilirlik açısından dijital dünyada güçlü farklar yaratabiliyor.
Geçmişte biz bu soruyu Google’a değil, birbirimize sorarak, deneyerek, yanılarak çözmeye çalışıyorduk.
Geçmiş: PHP-Nuke, Drupal,Typo3, Joomla, Aynı yıllarda WordPress, PHP, ASP de doğmuştu.
Günümüz: WordPress, Webflow, Joomla, OpenCart, PrestaShop, Squarespace… Seçenek bol. Gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz. İçlerinde öyle sistemler var ki, ismini vermeyeceğim ama… 3 harfli. Önce ücretsiz başlıyor, sonra bir bakmışsınız “bu özellik için şu kadar”, “şu eklenti için biraz daha”… En son “butonu yuvarlak yapma” eklentisi bile aylık abonelik istiyor! Siteyi değil, cüzdanımızı yayına alıyor sanki. Biz denedik, gözümüz seğirmeye başladı, acil çıkış kapısından atladık.
Öneri: Eğer siz de bu işi yapacaksanız, tavsiyem: Kodlamayı başkasına bırakmayın, kendiniz öğrenin. Bunun için öncelikle HTML ve CSS ile tanışmanız şart. Temel yapıyı kavradıktan sonra JavaScript, C#, Python gibi daha ileri dillerle devam edebilirsiniz.
Benim tercihim her zaman C# oldu. Ne yalan söyleyeyim, aramızda bir bağ var. Özellikle .NET Core ile güçlü backend sistemleri kurmak mümkün. Blazor ise C# ile tarayıcı üzerinde çalışan interaktif web uygulamaları geliştirmek için harika bir seçenek. Eğer mobil ve masaüstü uygulamalar hedefliyorsanız, .NET MAUI (Multi-platform App UI) ile tek kod tabanı üzerinden hem iOS, Android hem de Windows uygulamaları geliştirebilirsiniz.
Doğru teknolojiyi, doğru yerde ve doğru projede kullanmak işin püf noktası. Her aracın bir yeri, her yazılım dilinin bir gücü var.
Bu iş sizin için bir hobi olacaksa ya da sadece kişisel/küçük işletme sitesi kurmak istiyorsanız, WordPress fazlasıyla yeterli.
Ama işler biraz büyürse… Profesyonel destek almanızı şiddetle tavsiye ederim, WordPress için bile.
Kimden mi?
O Yıllar Bizim Temelimizdi
Belki o zamanlar çok kişi web sitesine ihtiyaç duymuyordu. Belki görsellerimiz azdı, formlarımız eksikti.
Ama öğrenme hevesimiz bitmek bilmiyordu. Halen aynı heves ile Öğreniyor, Öğretiyor ve işlerimizi yürütüyoruz.
O yılların en heyecanlı, en güzel sorusuydu:
“Mambo mu, Joomla mı?”
Keşfet: Akademik Dergi Nedir? , Web-Ticaret Sitesi: Yeni Nesil Ticaret